Bilen bilir, Ferhan Şensoy hastasıyımdır. Belki biraz kapalı bulurum kendisini ama hastasıyımdır. Birkaç kitabı haricinde neredeyse hepsini okudum. Kendisiyle (kitaplarıyla yani) ilk tanışmam lisede bir arkadaşımın "ingilizce bilmeden hepinize I love you" isimli kitabını vermesiyle başladı. Kitap bir süre kitaplığımda tozlandıktan sonra (zira o zamana kadar Ferhan Şensoy reklamlarda oynayan absürt, komik olmayan komik bir adamdı) sıcak bir yaz günü arka balkonun serinliğinde içine daldığım ve diline bağımlılık yapan bir kitap oldu. Sonrası ardı arkası kesilmeyen bir Ferhan Şensoy açlığı... Bütün oyunlarının DVD sini bulup izleme, bütün kitaplarını okuma. Bu kadar eksiksiz takip ettiğim başka bir yazar var diyemem. Yakında baskısı bulunmayan gündestenin ve akabinde gecedestenin geleceği haberide beni şu sıralar çok mutlu etmekte...
Seçme Sapan Şeyler'e gelirsek yine kocaman puntolarla

yazılmış bir kitap karşımızda, çünkü kendisi de bit kadar harfleri okumaktan nefret ettiği için böyle yazdırıyor ve gerçekten okumada büyük kolaylık ve keyif veriyor bu büyüklükteki harflerle kitapları. Seçeme sapan şeylerde Ferhan abi (onla samimi olmak isteme arzumdan) parayı cüzdanı balığı terliği konuşturmuş ve onların duygularını yazmış. Aha bunu ben düşünmüştüm önce dedim, mesela Toyota arabam kız'dı benim için kapılarını falan vurunca acıyodu sanki, konyaaltında, yalnız oturduğumuzda beni dinliyodu, Ford öyle değil o kadar duygusal değil yani genç bir erkek gibi geliyor, paylaşmıyo benle sanki, küsüyor ama belli etmiyor. İşte bu anlatamadığım şeyleri kitapta çok güzel anlatıyor Ferhan hoca. Baktığında can sıkıntısından yazmış yavşak para kazanıyo bundan dedirtebilir ama öyle değil işte. Her öyküde ince ince işlemiş demek istediğini, birazda hayatını nakşetmiş hoca sayfalara sanki, sanki karısıyla gerçekten öyle kavga etmiş, gerçekten havalimanında biriyle tanışıp otele gidip yatmış onunla. Gerçekten kafasını sken adamlar var etrafında. Bol otel gezen (bknz. oteller kitabı F.Şensoy) havuz kenarında olup bitenleri izleyen bi adam üstat. Sanki şu sigara yasağını fazla kafaya takmış ama çok rahatsız bundan dolayı, kişisel kanaatim ne güzel yasasın sen sigara yasağı, keşke tam anlamıyla işleyebilse. Son hikaye bahçedekilerle, misler gibi temize çekmiş şu anki durumu Ferhan hocam. yavaş yavaş duvar ördüler ve biz ses etmedik, boyun eğdik. Öyle veya böyle tuvalete girip, dur şunuda bitireyim dur şuda bitsin çıkarım derken bir kaç sıçışta bitiveren, öyküler topluluğu için teşekkürler Ferhan abi, onu izleme şansını birkaç kez verdiğin için şükür sana -onun tabiriyle- manitu...