28 Ocak 2013 Pazartesi

Korkma Ben Varım - Murat Menteş

E ama hiç demiyorsunuz ki, hacım burayı boşladın hiç mi bir şey okuyup izlemiyosun? Böyle olmaz sayın okuyucu biraz daha aktif olalım lütfen.
Bloğun amacı ne yaşadıysam bi iki kelimeyle hatırlamaksa burasıda bi iki kelimeyle okuyup izlediğim dinlediğim şeyleri unutmamak. Ama böyle yazmazsam bi anlamı olmuyor ki :( şimdiden buraya yazmadığım onca şeyi unuttum bile.
Neyse korkma ben varım'a dönelim dostlar. Daha önce dublörün dilemması kitabıyla tanıştığım yazarımız Murat Menteş'in bir diğer kitabı. Kaç kere DnR'da alayım şunu bir okuyayım diye alıp amaaan evde bi sürü kitap var onları bitir diye erteleyip rafa geri koyduğum kitap. Şunu söylemeliyim ki ilk kitaptan daha derli toplu olmuş gibi geldi. Hangisini daha çok sevdiğimi söyleyemicem ama bu dili çok sevdiğime eminim. Zira bu kitapları okuduktan sonra diğer kitaplar biraz sıkıcı geliyor amirim afedersiniz. Çünkü her cümle bir aforizma minik beyin cimlastikcikleri. Yer yer offf cümleye bak bee diye iç geçirtiyor. Kitapların altını çizenleri hiç anlamam saçma bulurum hatta ama hayatımda ilk defa bir kitabı altı çizilecek cümlelerle dolu buldum. Gerçi düşününce altı çizilmeyecek cümle az.
İtiraf etmeliyim ki ilk bölüm FU da biraz sıkıldım. Hatta şu eski beş süper kahramanla Gönül İşleri bakanlığının cenazesinde baygınlık geldi. Kendi kendime nerde dublorün dilemması nerde bu derken ikinci bölüm GICIRBEY le herşey değişiverdi. kevserin ona aşkı getirdiği yemekler, yemeklerden dolayı kuşun kevsere aşık olması kevserin ölümü, gıcırbeyin intikam işine girişi. okuması en nefis yerlerdi. Gel gelelim şu ŞİBUMİLİ bölüm... nebileyim kızı bi türlü sevemediğimden midir nedir?  Tamam fena değildi diyelim ama kızda bir kitapta başrol olacak kız değildi be anam. Dışarda görsem dönüp bakmam hadi baktım diyelim iki muhabbet etsem nasıl kaçıcam yanından diye şaşarım.Öyle bi tip işte. Gıcırbeyin yazdığı ona yazdığı mektuplar belki evde kalmış kızlar tarafından salyalar saçarak okunmuştur ama kusura bakma başkan ben bi kaç kez okumayıp geçeyim mi diye düşündüm. Ama iyi ki geçmemişim zira sonundaki süpriz gerçekten hoş. ( Bu arada ona benzer mektupları bende yazdım ulan ne çekilmez mektupmuş onlar) HAYATİ TEHLİKE li kısımlar için söylicek pek bişi yok. Gıcırbey bölümü kadar keyifliydi. Özellikle oğlu gerçek tehlike. Ama şu neptün petunya neye hizmet ediyo çıkaramadım olmasaydı olurmuş sanki. Hayati tehlike bölümü oldukça keyifli olsada sanki sonlara doğru aceleye gelmiş izlenimi verdi. Kitabı baskıya yetiştirmeye çalışır gibi birden hikaye hızlandı ve bitiverdi. fu ve gıcırbey bir kaç sayfada geçiştiriliverdi. Oysa bunu haketmiyorlardı. özellikle gıcırbey. Ama belki yazarda bundan memnun değildi ve son cümlesiyle aynı fikirde olduğumuzu söyledi;
"Ve hiçbir şey güzel bitmez..."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder